» Sohbet • Chat • Muhabbet • Mirc • Sohbet Odalari
Anasayfa Sohbet Mirc indir Forum Ziyaretci Defteri Arama iLetisim
 » Menü

 » Takvim
 » Sayfa içerik

Okunma

243

Aniden ortaya çıkan sıkıntı ya da korku nöbeti olarak tanımlanan , hastayı sosyal hayattan koparıp eve bağımlı hale getiriyor. Hastalık, kırsal bölgelerde daha nadir görülürken, kentlerde görülme sıklığı giderek artıyor.

Aniden ortaya çıkan sıkıntı ya da korku nöbeti olarak tanımlanan panik atak, hastayı sosyal hayattan koparıp eve bağımlı hale getiriyor. Hastalık, kırsal bölgelerde daha nadir görülürken, kentlerde görülme sıklığı giderek artıyor.

Kent yasamının getirdiği hastalık
Modern yaşamın getirdiği hastalıklardan biri olan , gün geçtikçe artıyor. Araştırmalarda ABD’de her 4 kişiden birinde, Türkiye’de ise her 100 kişiden 4′ünde rahatsızlığı görülüyor. Evli kişilerde bekarlardan daha az rastlanırken, dul ve boşanmışlarda ise evlilere oranla yaklaşık 4-5 kat daha sık görülüyor. Beklenmedik zamanlarda ortaya çıkabilen , ‘fiziksel belirtilerle seyreden psikolojik bir sendrom’ olarak tarif ediliyor. hastalarının yaşadıkları endişe ve korkuyu en yakınlarındaki kişiler dahi anlayamıyor. , tedavisi olan bir rahatsızlık. Ancak tedavi süreci uzun ve dikkatli takip istiyor. International Hospital Uzman Doktoru Ali Ayas, panik bozukluğuyla ilgili sorularımızı cevapladı:

nedir?
Çoğu kez fiziksel belirtilerle ortaya çıkan, korku ve endişe yaratan bir ruhsal hastalık ve aniden hissedilen ciddi bir korku olarak tanımlanabilir.

Fiziksel sorunlar, hepimizde endişe ve panik yaratıyor.
Panik duygususun korkudan farkı, korkuda belli bir nesne, durum vardır. Ama panik atakta durum daha farklı. bazen dinlenirken, bazen uykuda, bazen televizyon izlerken, minibüste başınıza gelebiliyor. Her zaman bir neden olması gerekmiyor. Korku ve endişeden kasıt, kalp krizi geçirdiğini düşünen panik ataklı bir bireyin gerçekten kalp krizi geçirmiş birinden daha yüksek korku yaşamasıdır. Bu, hastalığın doğasından kaynaklanıyor.

Ortada uyarıcı bir neden olmadan hepimizin korku anında yaşadıklarını yaşıyorlar.

Evet. İnsan bedeninin tehlikeyle karşılaştığında kendisini koruması için kurduğu belli bir sistem var. Vücut, strese karşı ya mücadele eder ya da kaçar. Bu sistem harekete geçtiğinde göz kaslarımız farklı çalıştığı için etraftaki ışıkları ve renkleri farklı görebiliriz. Hızlı soluk alıp veririz. Bu nedenle kanın kimyası değişir, uyuşmalar, baş dönmeleri meydana gelebilir. Tüylerimiz diken diken olur, kulağımızda çınlamalar duyarız. Tüm bunlar aslında doğanın bize verdiği ve bizim işimize yarayan savunmalarımız, fakat bu savunma sistemi şu an sebebini ne olarak bilmediğimiz nedenlerle, hastalarında bozuluyor. Ortada hiçbir sebep yokken, bu sistem çalışmaya başlıyor.

modern çağın bir hastalığı mı, eskiden beri var mıydı?
Psikiyatrinin bu hastalığı demesi en fazla 25 yıl öncesine dayanıyor. Hayat şartları değiştikçe, kentleşme oranı arttıkça, ruhsal rahatsızlıklarda artış oldu ve insanlar daha kolay psikiyatriste ya da psikoloğa gitmeye başladı. Artık televizyon dizilerinde bile rahatsızlığının adı geçiyor.

Bir hasta, ayda ortalama kaç kere geçirebilir?
Günde birkaç kereden, ayda birkaç kereye, hatta yılda birkaç kereye kadar düşebilir. Ama yılda 1-2 kez atak geçiren biri de, bu atakları çok kötü yaşadığı için tüm bir yılı hep atak geçirecekmiş hissi ile yaşayabilir.

İlk atak 16 yaşında oluyor
HER geçiren panık bozukluğu hastası değildir. Çünkü toplumun yüzde 25′i hayatının bir bölümünde en az bir kere geçiriyor. İlk ataklar en çok 16-20 yaşlarında görülüyor. Ama hasta bunu yetişkin yaşlarda fark edebilir. Tedavi için başvuranların yaşı daha yüksek oluyor.

İşte geçirirken akla gelen negatif düşünceler:
* Kalp krizi geçiriyorum
* Ölmek üzereyim
* Tıkanmaktan öleceğim
* Aklımı yitirmek üzereyim
* Kendimden geçiyorum
* Nefes alamayacağım
* Felç olabilirim
* Kontrolümü kaybediyorum
* Tansiyonum çok yükseldi ve beyin kanaması geçirmek üzereyim

Vücudun ’savunma atağı’
Prof. Dr. Arif Verimli, ülkemizde anksiyete bozukluklarının görülme oranının yüzde 15 civarında olduğunu, bunun yüzde 3-4 oranındaki kısmını panik bozukluğun oluşturduğunu ve panik atağın ülkemizde çok yaygın görülen psikiyatrik hastalıklardan olduğunu söyledi. Prof. Dr. Verimli, hastalığın nedenlerini şöyle sıraladı:

* Biyolojik faktörler: Panik atakla ilgili yapılan araştırmalar paniğin biyolojik kökenlerini ortaya çıkardı. Beyin yapısı ve beyin işlevlerinde bir dizi biyolojik anormallikten dolayı panik oluştuğu saptandı.

* Genetik faktörler: Birçok araştırmada panik bozukluk hastalarının birinci dereceden akrabalarında panik bulunma riski diğerlerine göre 4 ila 8 kat daha fazla çıktı. Ayrıca bir başka çalışmada panik bozukluğun tek yumurta ikizlerinde çift yumurta ikizlerine göre daha sık görülebildiği kanıtlandı.

* Psikososyal etkenler: Panik bozukluk anne-baba davranışının modellenerek öğrenilmesi şeklinde oluşuyor. Psikanalitik kuramlar ise; panik atağı, anksiyeteye yol açan dürtülere karşı bedenin ortaya çıkardığı bir savunma olarak açıklıyor.

İşte atağın fiziksel belirtileri:
* Mideye bir şey çökme hissi
* Avuç içlerinde terleme
* Vücutta sıcaklık hissetmek
* Hızlı ve şiddetli kalp atışları
* Ellerde titreme
* Soğuk ve ıslak eller
* Diz ve bacaklarda güçsüzlük veya esneklik
* İç titremesi, titreme
* Ağız kuruluğu
* Boğazda yumruk hissi
* Göğüste basınç
* Hızlı nefes alıp verme
* Bulantı veya ishal
* Baş dönmesi, sersemlik, göz kararması
* Rüyada gibi hissetmek
* Açık ve net düşünememek
* Bulanık görme
* Vücudun kısmen felce uğradığı duygusu
* Ayrılma ya da hayal gibi hareket etme duygusu
* Çarpıntılar veya düzensiz ve hızlanan kalp atışları
* Ellerde, ayaklarda ve yüzde karıncalanma
* Göğüs ağrısı
* Bayılma hissi



  Yorumlar

 » Copyright
Katilsana.Com Tüm haklari saklidir.

Rast Gele Etiketler : Portakal Reçeli --- haberin varmı yar yar (yüregimdekine) --- aşk ögütleri --- dostluk2 --- Cilt temizliğinin püf noktaları... --- anlatmam --- sevdim bitanem --- Siyah çay vücutta insülin etkisi yapıyor --- kısırlık --- aşkın yalanı olmazdı gülüm (DoStLuK) --- Erkekler İçin Cilt Bakımı --- manikür&pedikür --- gecekusundan yemek tarifi !!! --- sonkez bakayım yar gözlerine --- rüya nedir --- Petek Dinçöz – Ağlayan Kuş --- crackpot esmanın dedesine şiir yazdı !!!! --- Ayşe Özyılmazel – Evler Yansın --- keşke gelmeseydim yalan dünyaya --- Domuz Gribi'nden korkmayın!!! --- Kırışıklıklar İçin Estetiğe Gerek Yok! --- seni seviyorum --- dur gitmee --- grup seyran- saclarını taramışsın --- sen gelmez oldun --- Zeytinyağlı saç maskesi nasıl yapılır --- hivin tedavisi varmıdır --- loto bileti --- Oğuzhan Koç – Gül Ki Sevgilim --- 29 ekim cumhuriyet bayramı --- irc hosting

Web Tasarim ve Hosting - Dadas Hosting Internet Hizmetleri

Warning: mysql_free_result(): 4 is not a valid MySQL result resource in /home/katilsan/public_html/sayfa.php on line 473 Warning: mysql_free_result(): 5 is not a valid MySQL result resource in /home/katilsan/public_html/sayfa.php on line 474 Warning: mysql_close(): no MySQL-Link resource supplied in /home/katilsan/public_html/sayfa.php on line 476